Havluları zımparaya çeviren o büyük hata! Meğer yıllardır yanlış derecede yıkıyormuşuz…
Havluların o birinci alındığı günkü yumuşacık, bulut üzere dokusunu korumak her konut sahibi için adeta bitmek bilmeyen bir gayret üzeredir.
Birkaç yıkama sonrası sertleşen, suyu emmeyen ve cildinizi tahriş eden “zımpara” tesirindeki havluların sorumlusu ekseriyetle yanlış deterjan kullanımı sanılsa da, asıl bâtın hatalı çamaşır makinesinde seçtiğiniz yıkama sıcaklığıdır.
Pek çok kişi, yüksek ısının daha fazla hijyen sağladığına inanarak havlularını 90 derece üzere çok yüksek sıcaklıklarda yıkama kusuruna düşüyor.
Ancak gereğinden fazla ısı, havlu liflerini yakarak dokunun kalıcı olarak sertleşmesine ve renginin solmasına neden oluyor.
Peki, hem hijyeni sağlamak hem de o otel konforundaki yumuşaklığı konutunuza taşımak için ülkü derece hangisi?

EN ÜLKÜ YIKAMA SICAKLIĞI
Günlük kullanımda 40 derecelik yıkama ve kaliteli toz deterjan kullanımı mikroplarla savaşmak için kâfi. Fakat uzmanlar, “özel durumlar” için hayati bir ihtarda bulunuyor: Şayet meskende bir enfeksiyon riski, açık yara yahut beden sıvılarıyla temas kelam hususuysa, sıcaklık kesinlikle 60°C’ye çıkarılmalı. Hijyenin en büyük düşmanının ise nem olduğunu belirten uzmanlar, havluların kullanımdan sonra kesinlikle yeterlice kurutulması ve tertipli aralıklarla değiştirilmesi gerektiğinin altını çiziyor.
Hijyenik ve uzun ömürlü havlular için uzmanlar şu reçeteyi sunuyor:
Yumuşatıcıyı Bırakın: Liflerin üzerini sinema katmanıyla kaplayarak emiciliği yok eder.
Devri Yükseltin: Dakikada en az 1.400 zaman ile nemi tesirli formda atın.
Makineyi Tıklım Tıklım Doldurmayın: Çamaşırlar özgür hareket etmezse temizlenemez.
Dozajı Ayarlayın: Çok fazla deterjan kalıntı bırakırken, azı temizlemez. Bu kurallara uyulduğunda, 40 derecelik bir yıkama bile eksiksiz sonuç veriyor.




