Sakarya’da ömrünü akrep ve yelkovana adadı
Mesleğe 1963 yılında İstanbul’da adım atan Necip Can, Sakarya’ya yerleştikten sonra Adapazarı ilçesinin işlek noktalarından Çark Caddesi’ndeki dükkanında yarım asrı devirdi.
Gelişen teknolojiye ve dijital saatlerin yaygınlaşmasına karşın mesleğini titizlikle icra eden Can, mekanik saatlere hayat vererek vakte ayar veriyor.
Mesleğe duyduğu ilginin okul hayatının önüne geçtiğini belirten Can, “61 yıl oldu. Bu iş zevk işi. Saatlere olan hevesim yüzünden ortaokul ikinci sınıfta okulu bıraktım.
Bu mesleğe 1963 yılında İstanbul’da başladım. O periyotlarda pilli saatler yoktu, her şey mekanik üzerineydi.
Eski cep saatlerine fotoğraf koydurmak isteyenler olurdu, kapaklarına fotoğraf işlerdik. Artık gençlerde bu tıp ince işlere pek heves kalmadı” dedi.
“HEVESLİ OLALIM, YETİŞTİRELİM”
Sektörün en büyük probleminin çırak yetişmemesi olduğunu vurgulayan Can, işin zorluğu ve sabır gerektirmesi nedeniyle gençlerin mesleğe ilgi duymadığını tabir etti.
Tecrübelerini yeni jenerasyona aktarmak istediğini lisana getiren Can, “Gençlerde heves yok. Saatçilik mesleği sıkıntı bir meslek, herkes yapamaz. Sahiden hevesleri varsa tezgahımıza gelsinler yetiştirelim” diye konuştu.

“HOBİ OLARAK PİYANO ÇALIYORUM”
Saat ustalığının yanı sıra sanatçı bir kimliğe de sahip olan Necip Can, gençlik yıllarında profesyonel olarak müzikle ilgilendiğini anlattı.
İnce personellik gerektiren mesleğinin yanında piyanistlik de yaptığını belirten Can, “Yıllarca İstanbul Beyoğlu piyasasında piyanist şantör olarak programlar yaptım. Hobi olarak orta sıra piyano çalmayı sürdürüyorum” ifadelerini kullandı.










